MEZHEPLERE NEDEN SALDIRIYORLAR? (1)

MEZHEPLERE NEDEN SALDIRIYORLAR? (1)

31 Temmuz 2016, 17:52
MEZHEPLERE NEDEN SALDIRIYORLAR? (1)
Sebahattin Kızıltaş
Mezhep; bir alimin içtihadının diğer alimler tarafından benimsenmesi ve halkın onu doğru kabul ederek yaşamasıdır.

İslam hakkında bir müçtehit düşüncesini belirtiyor, diğer alimler arasında bu düşünce tartışılıyor ve belli bir alim kesimi tarafından kabul görüyor. Bu alimlerin söylediklerini kabul eden halkta bu düşünce doğrultusunda yaşamaya başlıyor. Bu düşünce, alimin adıyla ünlendiği için de bu mezhebe, o alimin adı veriliyor. Böylece mezhep dediğimiz olgu ortaya çıkıyor. Hiç bir alim mezhep kurmak için ortaya çıkmamıştır. Bütün müçtehitler sadece kendi düşüncelerini söylemişlerdir. İçtihat;bu günkü anlamıyla yorum demektir. Yani bir kişinin Kuran ve sünnet ışığında yorum yapması içtihattır. Bu yorumu yapana müçtehit denir.

Din, yaşama biçimidir.
Kişi, Kuran ve sünnetten anladığını katıksız yaşıyorsa bu onun için dindir. Hiç bir mahsuru da yoktur.
Şafii mezhebindeki abdestli birisinin teninin, karşıt cinsten birisinin tenine dokunması abdesti bozar ve bu onu kabullenen için doğrudur. Aynı şekilde Hanefi mezhebine ait birisinin karşıt cinsle ten teması abdesti bozmaz. Bu da doğrudur ve Hanefi mezhebine mensup birisi için geçerlidir. İki zıt içtihat aynı zamanda doğrudur. Burada önemli olan inanarak yaşamaktır. Şafii imamı, Kuran’da geçen “Lems“ kelimesini çıplak tenlerin bir birine teması; Hanifi imamı ise cinsel ilişki olarak yorumlamıştır. Biz bunu okuduğumuzda hangisi bize doğru geliyorsa onu kabul ederiz. Şayet ikisi de doğru gelmiyorsa bize göre doğru olanı söyler ve yaşarız. Bize göre doğru olan başkaları tarafından kabul görürse o zaman o da bizim mezhebimiz olur. Samimi birisi için nasıl içtihat ederse o doğrudur. Ama işin içine samimiyetsizlik girerse o zaman yaşanan din değil başka bir şey olur ki buna İslam literatüründe münafıklık denir.

Son iki yüz yılda mezheplere karşı bir taarruz başladı. Mezheplerin ortadan kaldırılması için belli bir çaba içine girildi ve belli bir noktada başarılı da olundu. Bunun başını daha önceleri; Suudiler, Mason olduğu kesin olan Muhammed Abduh ve Cemalettin Efgani çektiler.

Masonlar; Allah’ın varlığını kabul edenlerden seçilir. Doğruluğu bilinmemekle beraber, söylentiye göre dinsiz olanlar mason olmazlar. Ancak mason olmanın temel özelliği dindaşının dini veya çıkarı değil, masonların çıkarları ve söylemlerinin önemli olmasıdır. Mesela Müslümanlar Cuma vaktinin tatil olması için imza kampanyası başlatsalar veya baş örtüsünün serbest olması için miting düzenleseler ve masonlarda buna karşı olsalar;Müslüman masonun görevi masonların yanında yer almaktır. Hatta ilim ehli ise Müslümanların aleyhine fetva vermesi gerekir. Yani kısacası birisi mason olmuşsa onun dini masonizmdir. Sadece Allah inancı vardır ki buda deizmdir.

Bin dört yüz yıla yakın bir serüveni olan mezheplerin içine bazı yanlışlar girmiş veya sokuşturulmuştur. Bunların ayıklanması için iyi bir çalışmanın yapılması ve yanlışların Kuran ve Sünnet ışığında ayıklanması akla en uygun olanıdır. Ancak son dönemlerde mezhepler tamamen ret eilmekte, tüm mezhepler “uydurulmuş din” kategorisine sokularak tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Mezheplere karşı çıkanları birkaç kategoride ele almak mümkündür.

1-Kuran ve sünnet ışığında bakıp mezheplerin hatalarını görerek bunu ayıklamaya çalışan samimi alimler vardır. Bunlar İslamın daha yaşanır bir hale gelmesi için çalışanlardır ve düşüncelerinde samimidirler. Bu tür alimlerin yanlış fetva vermeleri de samimiyetlerine asla halel getirmez. Bunların tek dertleri vardır;Oda İslamın daha anlaşılır bir hal alması ve yanlışların düzeltilmesidir. Çok azda olsa böyle samimi alimlere rastlamak mümkündür. Ama çok fazla bilinmemktedirler.

2-Tüm mezhepleri toptan ret ederek yerine yeni bir mezhep oluşturmaya çalışanlar. Bunu söylerken masum sebeplerin arkasına saklanarak hareket ederler. Mezheplerin tamamına “uydurulmuş din” diyerek işin içinden sıyrılırlar. Kendi mezheplerini kurmaya çalışırken “Kuran’a dönelim.” derler. Halbuki bir kişinin Kuran’dan anladığı onun içtihadıdır. Yani bir kişi Kuran okur ve onu kendi bilgisine göre yorumlayıp yaşarsa o yaptığı yorum kendi içtihadı olur. Böyle yaptığı yorumların tamamı kendi mezhebi olur. Bu tür insanlar, mezhepleri red ederken aslında kendi mezheplerini kurmak için çalışmaktadırlar. Bunu da saklamak için Kuran’a dönelim sloganını ön plana çıkarırlar.

Kendi mezhebini kuranlar, hiçbir yorum yapmasalar ve sadece “Her kes Kuran’dan neyi anlıyorsa onu yaşasın.” deseler o zaman İslam’ın yaşanır hale gelmesi için samimi olarak çalıştıklarını düşüne biliriz. Gerçi bu söylem de doğru değildir. Çünkü her kesin Kuran’dan anladığını yaşaya bilmesi için Kuran’ı çok iyi anlaması gerekir. Bu da toplum için mümkün değildir. Dünyanın hiçbir bölgesinde ve dininde böyle bir şey yoktur. Mesela;tüm Hrıstiyanlar, İncil’in tamamını bilmezler. Hiç bir Hırıstiyan da kalkıp bağlı olduğu kiliseye itiraz etmez. Bu arada tüm İncil’i ezbere bilen ve ona uyan Hırıstiyanlarda vardır elbette. Ama “Kuran’a uyalım. ” diyenler böyle de yapmıyorlar. Tam tersi “Kuran’a göre yaşayalım. ” derken aslında kendi yorumlarının din kabul edilmesini istiyorlar. Yani diğer mezhepleri uydurulmuş din kabul ederken, din olarak kendi uydurdukları mezhebi kabul edin derler. Bunlar da iki gurupta değerlendirile bilinir.

Birinci gurup düşüncesinde samimi olanlar. Yaptıklarının yeni bir mezhep olduğunun farkında değiller. Mezheplerde oluşan yanlışları temizlemek yerine yeniden yorumlanması isteyerek ona uyulmasını samimi olarak isteyenler. Bunlar işin farkında olmayanlardır.

İkinci gurupta ise birilerinin adamı olarak bu çalışmayı yaparlar. Aynı oyun Suudi Arabistan kurulurken oynandı. Kuran’a dönülüyor denilerek içini büyük bir oranda İngilizlerin doldurduğu yeni bir mezhep oluşturdular. Bunun içinde alim olduğunu sandığımız, fakat kökü başka yerde insanların varlığını unutmamak gerekir. Mezheplere karşı çıkmalarının en büyük sebebi de mezheplerin onların yolunu tıkamalarıdır. Yani mezhepler ortadan kaldırılınca kendileri daha rahat dini kendi istedikleri çizgiye çeke bilirler. Onun için mezheplerin kaldırılması şarttır.

Allah, bize ikinci yazıda devam etmeyi nasip eylesin.
Allah, bizleri gerçek manada bizden ne istediğini bilen ve yaşayan kullarından eylesin.





Sitene Haber Ekle Sitene Haber Ekle

Yorka İnşaat

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Darbe girişimi sonrası Siyasilerin, Medyanın ve STK'ların darbeye karşı ortak tavrı Türkiye siyasetinde yeni bir siyasi oluşum ve yakınlaşmalara sebep olur mu?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Karikatür
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv