Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı NAGEHAN ASİLTÜRK ile özel röportaj

Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı NAGEHAN ASİLTÜRK ile özel röportaj

10 Mayıs 2013, 18:30
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı NAGEHAN ASİLTÜRK ile özel röportaj
Ceyhan Yamak
HaberTuar.com olarak Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk ile yaptığımız röportajda Asiltürk, Türkiye ve Dünya gündeminden çok çarpıcı tespitler ve rakamlar verdi:

Nagehan Gül Asiltürk kimdir kısaca bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

1971 yılında babamın belediye başkanı olarak görev yaptığı Çorum'un Alaca ilçesinde dünyaya geldim. 1973 yılında yine babamın, Çorum milletvekili seçilmesiyle hayatımın Ankara dönemi başladı.

İlk, orta ve lise tahsillerinden sonra 1987 yılında -ki başörtüsü meselesinin en yoğun yaşandığı dönemdi- , Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kütüphanecilik bölümüne girdik. Üniversite yıllarım başörtüsü mücadelesi ile geçti. 4 senelik fakülteyi (devamsızlıktan sınıfta kalarak), 6 senede bitirdik. Bu dönemde, Milli Gençlik Vakfı eğitim biriminde yoğun çalışmalarımız oldu.

1993 yılında evlilik vesilesi ile İstanbul'a yerleştik. 1994 yılında, Refah Partisi İstanbul İl Kadın Kolları’nda görevlendirildik. Fazilet Partisi’nin ilk il kadın kollarında, teşkilatlanma biriminde yer aldık. Haziran 1999 tarihinde Fazilet Partisi il kadın kolları başkanlığına bizzat Erbakan Hocam tarafından atandık. Saadet Partisi kurulduktan sonra Genel Merkez tarafından tekrar görevlendirildik. O gün bu gündür Hakk’ın hâkimiyeti için, takatimizin sonuna kadar çalışmaya gayret ediyoruz. 2’si kız, 2’si erkek olmak üzere 4 evladımız var.

Siyasete ne zaman ve ne için atıldınız?

Birinci sorunun arkasından, böyle bir sorunun geleceğini tahmin ettiğim için, o soruyu, teferruatlı anlattım. Bizim, siyasete atılmak gibi bir tercihimiz olmadı. Çünkü biz davanın içinde doğduk. "Davanın" sözcüğünü özellikle kullanıyorum, çünkü biz bu işi siyaset olarak değil, dava olarak, hayat tarzı, yaşam biçimi olarak görüyoruz. Biz inanan insanlar olarak, dünyayı ahiretin tarlası olarak kabul ederiz ve Allah tarafından bize verilen ömrü, O’nun rızasını kazanmak için "insanlığı saadete eriştirme" mücadelesiyle geçiririz.

İnsanlığın maalesef, siyasetle ifsad edildiği günümüz dünyasında, insanlığın ıslahının tek yolunun da siyaset olduğunu düşünüyoruz. Yani siyaseti; Merhum Erbakan Hocamızın önümüze koyduğu "Yaşanabilir bir Türkiye, Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir dünya hedefini gerçekleştirebilmek" için bir araç olarak kullanıyoruz. Milli Görüş ve "ötekilerin" (diğer siyasi partilerin) farkı da tam bu noktada çıkıyor.

Kadınların siyasette en aktif olduğu partide görev  yapıyorsunuz. Çalışmalarınızı diğer siyasi parti kadın kollarıyla kıyaslarsanız neler söyleyebilirsiniz?

Böyle bir kıyası yapmak doğrusu mümkün değil!..

Birincisi; O siyasi partinin kadın kollarının, Milli Görüş kadın kolları kadar köklü geçmişi yoktur. Biliyoruz ki, Türkiye’de, ilk kadın kolları çalışması Milli Görüş partileri ile başlamıştır. Diğer siyasi partiler, daha sonra Milli Görüş'ü örnek alarak kadın kolları çalışmasını oluşturmuştur. Bu sebepledir ki, bu çalışma yani kadın kolları çalışması, yurtdışında dahi, birçok akademik teze konu olmuştur. Bu bağlamda, Refah Partisi’nin kazandığı zaferde kadın kollarının üstün gayreti, her kesim tarafından takdir edilmiştir.

İkincisi; Onlar seçimden seçime çalışma yaparken, Milli Görüş kadın kolları teşkilatları seçimin bitişinin ertesi günü, gelecek seçim için çalışmaya başlar.
 
Üçüncü ve en önemli nokta ise; Saadet Partisi kadın kollarının Türkiye’nin her yerinde, sandık bölgelerine kadar teşkilatlanma çalışmasıdır. Bununla birlikte teşkilatlardaki görevlilerini sürekli eğitip, haftalık toplantılarla onları canlı, diri tutmak; ciddi bir raporlama sistemi ile her ay üretim olarak genel merkeze göndermek de en önemli farkımızdır. Böyle bir disiplin, çalışma aşkı ve azmin başka hiçbir siyasi parti kadın kollarında olduğunu düşünmüyorum. 


Mevcut Hükümet, Erbakan Hocanın talebelerinden oluşuyor... Milli Görüş menşei taşıyor... Hükümetin icraatlarını nasıl değerlendiriyor sunuz?

Evet, bu cümleniz bir vakıayı ortaya koyması bakımından doğru, fakat varmak istediği hedef bakımından problemli bir cümle. Bizler siyaset sahnesinde fikirleri ile ortada olan insanlarız... Bir şeyin devamı olup olmadığımıza soyumuza, boyumuza bakılarak karar verilemez. Ancak fikirlerin devam edip etmediğine bakılır.

Şunu hatırlatmakta fayda görüyorum; Sn.Erdoğan'ı bu gün birlikte olduğu birtakım çevreler dışlarken, afedersiniz "hırsız, yolsuz" derken kendisinin arkasında duran, kol kanat olan bizlerdik. Bizler bunu
Sn.Erdoğan'ın karakaşı, kara gözü için yapmadık... Milli Görüş çizgisinde hizmet ettiği, mücadele ettiği için yaptık. Hatırlayınız, İstanbul büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Koç Üniversitesinin ormanlık arazide üniversite açma meselesi manşetlere taşınmıştı. Hukuksuz bir imar meselesi ortada idi ve Sn.Erdoğan; "Ben nasıl vatandaşın kaçak gecekondusunu yıkıyor, müsaade etmiyorsam buna da müsaade edemem" diyerek bir mücadeleye girişmişti... Fakat dönemin hükumeti ve Cumhurbaşkanı'nın açık desteği ile bu mücadeleden sonuç alınamamış, üzüntüsünü her fırsatta ifade etmişti. Sn. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Bey'in Refah Partisi zamanında mecliste yapmış olduğu konuşmaların meclis tutanaklarına bakınız.. Yüzde sekseni bu konuşmaların Türkiye'nin AB hedefi peşinde koşmasının ne kadar yanlış olduğunu, İsrail yanlısı dış politikaların Filistin mücadelesine verdiği zararı, İslam birliğinin mutlaka kurulması gerektiğini belirten konuşmalardır. Gelinen noktada AKP hükumeti Türkiye tarihinde  İlk defa AB Bakanlığı kurmuş Egemen Bağış'ı bu bakanlığın başına getirmiş bir zihniyettir. Eğer rahmetli Hocamızın fikren talebeleri olmaya devam etselerdi bir D-8 Bakanlığı kurup en çalışkan, gayretli bir şahsiyeti başına geçirmeleri icap ederdi. Maalesef gerçekler bunlar. AKP Hükumetinin hali hazırda icra ettiği dış politika İsrail'in uzun vadeli güvenliğine hizmet etmektedir. Güçsüz ve istikrarsız Suriye, Malatya Kürecik'e yerleştirilen radar üssü ve bu radar üssünü korumak için Adana ve Kahraman Maraş'a yerleştirilen füzeler bu politikanın delilidir. Bu misaller bile bize gelinen noktayı özetliyor.

Rahmetli Erbakan Hocamız'ın Genel Başkan seçildiği tarihi Saadet Partisi kongresinde herkesin duyduğu bir cümlesi var; "Saadet Partisinden başka kim, kalkıp ta ben Milli Görüşçüyüm diyorsa palyalçodur." Bu ifade çok net bir ifadedir. Milli Görüş'ün gayesi sistemin içinde güzel bir yer kapmak olmadı hiçbir zaman... Dünyada zulüm üreten sistemi değiştirmek oldu. E tabi bu büyük bir mücadele, herkes kendi sınavını veriyor bu zorlu yolda... Gücü yeten yola devam edecek, yetmeyen sisteme piyon olacak. Bu tarih boyunca böyle olmuştur.

10 yıllık Hükümetin AB Uyum Yasaları çerçevesindeki çalışmaları hakkında ne düşünüyor sunuz?

Bu kapsamlı soruya ilk dönem yani 58. ve 59. Hükümetlerden başlamak icabediyor. Yani 2002-2007. Bu dönem için unutulmaz üç şey vatandaşın hafızasında tazeliğini koruyor. Sn.Başbakan Erdoğan'ın Siirt seçimleri iptal edilerek CHP desteğiyle milletvekili seçilmesi, ABD'nin kardeş ülke Irak işgaline canla başla destek olan AKP yönetici kadrosu ve Sn.Erdoğan'ın Amerikan askerleri için; "Evlerine sağsalim dönmeleri için dua ediyorum." ifadesi ve şimdilerde İsrail'de kök hücre tedavisi gören dönemin maliye bakanı Kemal Unakıtan'ın; "babalar gibi satarım" ifadeleri...

Aslında bu üç mesele 11 yıllık AKP Hükumetlerinin özetidir. Sonraki dönemlerde izlenen politikalar bu cümleler etrafında cereyan etti. Ekonomik olarak gelinen noktaya bir bakalım; 2002 yılında 10 milyon olan icralık dosya sayısı 2010'da 20 milyona ulaşmış, 2002 yılında vatandaşın bankalara ve diğer kurumlara olan borçlarının toplamı 7 milyar 300 milyon lira 2011 de bu borçların toplamı 34 kat artmış 233 milyar 764 milyona ulaşmış. 2002 de protestolu senet sayısı 499 bin, 2010 da 1 milyon 216 bin olmuş. 28 Şubat'ı yaşamış, 2001 krizinden yeni çıkmış Türkiye'nin 2 milyon 464 bin işsizi mevcut iken, Şubat 2012 resmi rakamları  2 milyon 721 bin işsizimiz olduğunu söylüyor. Tabi bu rakamlara iş aramaktan umudunu kesip vazgeçenler dahil değil. İşsizlik rakamları İş Bulma Kurumuna müracaat edenler üzerinden hesaplanıyor. Sadece işsizlik oranlarını ele alalım; 10 yıldır tek başına iktidarsınız ve işsizlik rakamlarını on yıl öncesiyle sabit tutmayı dahi becerememişsiniz. Hangi kredi kuruluşu puanınızı yükseltirse yükseltsin, kim takdir ederse etsin bu örtülemeyecek bir başarısızlıktır. Hiç bir izaha muhtaç olmayacak kadar açık bir başarısızlık tablosudur karşımızdaki. Tabi AKP iktidarında işleri yolunda gidenler olmadı mı? Elbette oldu!.. mesela bankalar; 2002 yılında bankaların karı 2 milyar 905 milyon iken 2011 yılında 19 milyar 847 milyona ulştı. Bu arada 2002 yılından önce yüzde 40'ın altında olan yabancı payı, 2006 yılı sonunda yüzde 65'i buldu. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre İMKB'de yabancı yatırımcıların borsadaki payı Mayıs 2007 itibariyle yüzde 71'e tırmanmış vaziyette, bunlar çok çarpıcı rakamlar maalesef. 11 yıl önce Sn.Başbakan'ın karşısında olan bir çok iş adamının bu gün hükümet tarafından takip edilen ekonomik hiçbir programa itiraz etmemelerinin altında Türkiye'de kurulu bozuk, faizci sömürü düzenin aynen devam etmekte olmasıdır. Yukarıdaki rakamlar bize bunu gösteriyor.

Sağlık Bakanlığının kurmaya çalıştığı Anne Sütü Bankasıyla ilgili bir basın açıklamanız oldu... Bu konuda HaberTuar okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Evet, konunun vahametinden dolayı hemen harekete geçtik ve bu mühim tehdit karşısında söylenmesi gerekenleri söyledik. Birçok uzmanla, alimlerimizle görüşerek onlarında harekete geçmesine vesile olduk elhamdülillah. İnançlarımıza, memleketimizin aleyhine olabilecek her uygulama girişimine karşı Saadet Partisi olarak hiçbir zaman sessiz kalmadık. Gücümüzün yettiği ölçüde mitinglerimizi, basın açıklamalarımızı, konferanslarımızı, kampanyalarımızı gerçekleştirip insanımızı uyarmaya çalıştık. Anne Sütü Bankası projesi de Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde Türkiye'nin önüne konan ev ödevlerinden.

sut bankası protestosu
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları "Süt Bankası" protestotu

Başta da söylediğimiz gibi maalesef AKP Hükumeti saadeti AB kapısında, batı da arıyor. O kapıda Saadet yok! Saadet İslam'da dır, kendi ruh kökümüzdedir. Avrupa'nın, batı'nın ilacı olsa kendi başına sürecek... ama yok olamazda. Yine rakamlar üzerinden konuşalım; 250 milyon nüfuslu ABD'de nüfusun %44 ü evlilik dışıdır. Fransa’da bu oran 2000 yılında  %42,6'ya ulaşmıştır. İngiltere'de %44, İrlanda'da %33, Kanada'da %30 larda dır. İsveç, Norveç gibi kuzey ülkelerinde bu oranlar bütün doğumların %50'sini oluşturmakta. Evlilik dışı doğum ne demek; sahipsiz, kendi başına terk edilen, her türlü sömürüye karşı korumasız insan demek. Tüm Avrupa'da 2012 rakamlarına göre 35 milyon madde bağımlısı var. Bu oran ABD'de neredeyse nufusun %50'si ne ulaşmış durumda... inteharlar hakeza. Ayrıca bu rakamların hiç birisi düşüş eğiliminde değil bilakis artışlar öngörülüyor. Batı aile mefhumunu anlamadan hiç bir sosyal sıkıntısını çözemez kıvranır durur. Annesiz, babasız çocukları azaltmak yerine sahipsiz çocuğu nasıl doyuracağını düşünür onu da bulamaz çıkayım derken iyice batar... bataklıkla değil sineklerle uğraşır çünkü sadece aklına mahkumdur. Yolunu aydınlatacak vahiyden mahrumdur. Onları bir noktada anlıyoruz fakat, bin yıllık İslam geleneği olan bir ülkenin kalkıp kendine bu aciz batı medeniyetini rehber edinmesi anlaşılabilecek bir şey değildir. Bu ancak hidayet kararması olarak izah edilebilir.

AB kendi tecrübesine, tarihine, medeniyetine göre kanun-kural koyuyor. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz kadar farklıyız. Malesef bunu Batı kompleksli siyasetçilerimiz görmek istemiyor ve illa bende AB ye gireceğim diye tutturuyor. 50 yıldır boş bir işin peşinde ülkemizin maddi manevi gücü tüketiliyor. Ekim 2004 te mevcut Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Başbakanımız Tayyip Erdoğan tarafından  Bürüksel'de  imzalanan AB Anayasası ile AKP Hükumeti Türkiye geleceğine ipotek koydurmuştur. İmzalanan bu anayasa ile 36 başlıklı nihai senet imzalanmıştır. AKP Hhükumeti TBMM de çıkarılacak bütün yasaların Avrupa Birliği Anayasasına uyumlu olacağını, uyumsuz yasalarında uygun hale getirileceğini taahhüt etmiştir. Vatandaşlarımıza Dış İşleri Bakanlığımızın; Avrupa Anayasası İmza Töreninde Ülkemizin İmzaladığı Nihai Senet (tıklayınız) adresine girerek AKP Hümetinin neyin altına imza attığını incelemesini tavsiye ediyorum.

Anne Sütü Bankası meseleside AB Uyum Yasaları çerçevesinde gündeme gelen bir ev ödevidir. Halkın böyle bir talebi olmadığı halde ülkenin en mühim sıkıntısıymış gibi bir an evvel uygulamaya konmaya çalışılıyor. AB Uyum Yasaları çerçevesinde biliyorsunuz Türkiye'de zina suç olmaktan çıkarıldı, çok afedersiniz domuz kasaplık et sınıfına sokularak kasaplarda satılmasına müsaade edildi ve besleyenlere Ziraat Bankasından teşvik sağlandı. Eşcinsellere vakıf dernek kurma imkanı verildi. Bu saydığımız hususların hepsi maalesef AKP Hükumeti tarafından gerçekleşti.

Şunu da müsadenizle belirtmekte fayda görüyorum bu saydığımız değişikliklerin hiç birisini Türkiye'de solcu olarak bilinen partiler yapmaya cesaret dahi edemezlerdi. Malesef, ülkemizdeki en büyük manevi tahribatlar "Sağcı Hükümetler" eliyle yapılmıştır. Çünkü halk solcuyu solcu diye bildiği için tedbirini alıyor ona iktidar yüzü göstermiyor. Fakat sağcıyı dindar sanarak aldanıyor ve en büyük darbeyi hep buradan yiyor.

Türkiye %99'u Müslüman bir ülkedir ve bu Müslümanların iman etmiş olduğu bir kitap var. Yüce kitabımızda ve Peygamberimizin sünnet-i seniyesinde bu mesele düzenlenmiştir. Nisa Suresi'nin 23. ayet-i kerimesi süt kardeşliğini aynen soydan gelen kardeşlik gibi olduğunu bildirmiş, akrabalık ilişkilerini belirlemiş ve süt kardeşler arasında evlilik yasağı getirmiştir. Müslümanlar SÜT KARDEŞİ kavramına sahiptir. Asırlardır bu müessese işlemektedir. Şimdi süt kardeşi kavramına sahip olmayan bir medeniyetin dikte ettiği bir uygulamayı bu Müslüman halka uygulamaya kalkıyorsunuz. Proje biliyorsunuz ilk olarak Anne Sütü Bankası şeklinde kamuoyuna sunuldu. Saadet Partisi olarak bizlerin de gayretiyle toplumda oluşan tepki karşısında AKP Hükümeti geri adım atmış gibi görünerek projenin isminde değişiklik yapma yoluna gitti ve "Süt Anne Merkezi" olarak projenin adını değiştirdi. Biz AKP yetkililerine sesleniyoruz bu isim değişiklikleriyle halkı ikna etme oyunlarını bırakın, AB'yi ikna edin. Müslüman bir ülkede böyle bir uygulamanın mümkün olmadığını izah için gayretinizi ortaya koyun. Bu meselenin hafife alınabilecek bir tarafı yok. Allah korusun bu görünerek gelen bir felakettir. Bize  bu projeyi akıl mantık çerçevesinde savunmaya kalkışanlar oluyor şunu açık söylüyoruz bu meselenin akılla mantıkla izah edilebilir bir tarafı bulunmamaktadır. Yok efendim annelere kart verilecekmiş, çocuklar açmı kalsınmış… Bu gibi cümleler ancak partizanca söylenen, meseleye at gözlüğü ile bakan, meselenin ehemmiyetini kavramaktan yoksun kişilerin hezeyan sınıfından cümleleridir. Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamaları riskleri apaçık ortaya koymuştur.
Anne sütü bankasına hayır
İfsadbank (Anne Sütü Bankası) imza kampanyasına internet üzerinden katılınabiliyor

Sürecin ilerleyişine göre tavrınız nasıl devam edecek ve bu konuda nasıl bir destek bekliyorsunuz?

Halihazırda "Anne Sütü Bankası İstemiyoruz" başlıklı imza kampanyamız devam ediyor. Büyük bir ilgi var. Kampanya; www.saadetkadin.org internet sitemizden ve teşkilatlarımızın ilçe merkezlerinde kurduğu standlarımızda devam ediyor. Bu yoğun ilgi insanlarımızın rahatsızlığını ortaya koyuyor. Toplanan imzalarımızı bir an evvel ilgili makamlara ulaştıracağız.

Saadet partisi kadın kolları il divanı
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Divan Toplantısı

Bir bayan siyasetçi olarak evinde oturan hanımlara neler söylemek istersiniz?

Kadın, toplumun yapı taşıdır. Toplumu değiştirecek, dönüştürecek, ilerletecek olan kadındır. Çünkü kadın Annedir. Nesillerin eğiticisi ve ilk öğreticisi, yetiştiricisi olan anne... Kadın birey olarak, anne olarak mutlaka toplumun ıslahında söz sahibi olmak zorundadır. Bu söyleşinin en başında da söylediğimiz gibi SP kadın kollarının asli görevi; toplumu ıslah etmek, insanlığı saadete kavuşturmaktır. Nesillerin ıslahı, vatan ve milletin selameti, huzur ve saadete kavuşmak için bütün hanımefendi kardeşlerim mutlaka bizimle birlikte olmak durumundadır.

Sizin vesilenizle buradan tüm hanımefendi kardeşlerime sesleniyor ve çağrıda bulunuyorum; Milli Görüş iki cihan saadetinin anahtarıdır ve herkesin bu çatı altında gücü yettiğince yapabileceği bir katkı vardır. Hepinizi SP çatısı altında çalışmaya davet ediyorum.

Son olarak HaberTuar okuyucularına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

HaberTuar yöneticilerine, teşekkürü borç biliyorum öncelikle. Bu söyleşi ile kendimizi ve çalışmalarımızı ifade edebilme fırsatı verdiniz.

Özellikle bizim "ifsadbank" olarak nitelendirdiğimiz süt bankası ile alakalı imza kampanyamızı, diğer güdümlü medya grupları ve haber siteleri görmezden gelirken, siz bu geniş izah imkânını bize tanıdınız teşekkür ederiz.

HaberTuar takipçilerine de son olarak, saygı ve hürmetlerimi sunarken, bir kere daha bu vatanın, bu toplumun bizim olduğunu ve sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatarak kadın-erkek tüm kardeşlerimi, hakkın ve doğrunun hakimiyeti ve adil bir dünyanın tesisi için Saadet Partisi'ne davet ediyorum.

10.05.2013




Sitene Haber Ekle Sitene Haber Ekle

Yorka İnşaat

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • memnune ulaş 4 yıl önce yorumlandı

      allah razı olsun , halk nezdinde tam olarak karşılığını bulamasa da yaptığınız her çalışmanın hakk uğruna olduğu belli , insanların uyanışına vesile olmasını diliyorum

    
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Darbe girişimi sonrası Siyasilerin, Medyanın ve STK'ların darbeye karşı ortak tavrı Türkiye siyasetinde yeni bir siyasi oluşum ve yakınlaşmalara sebep olur mu?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Karikatür
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv