MHP Lideri Bahçeli: “Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain planları…

MHP Lideri Bahçeli: "Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain ...

 MHP Lideri Bahçeli: “Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain planları…

11.10.2021 - 0:10

Güncelleme : 11.10.2021 - 0:10
7 views

MHP Lideri Bahçeli: “Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain planları temsil ettiği çok açıktır” “Milli mücadelede denize süpürdüklerimiz bir kez daha kıyıya çıkmanın arayışındadır” “Yurt diye bankta yatanlar ajan…

 www.habertuar.com 

MHP Lideri Bahçeli: “Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain planları temsil ettiği çok açıktır”

“Milli mücadelede denize süpürdüklerimiz bir kez daha kıyıya çıkmanın arayışındadır”

“Yurt diye bankta yatanlar ajan ve provokatörlerdir, Gezi parkında iç isyana kalkışan bunlardır”

ANKARA – Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Üniversite kapılarında öğretim üyelerine meydan okuyan, taş atan, hakaret eden bir güruhun Türk gençliğini değil, hain planları temsil ettiği çok açıktır” dedi.

Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirilen ve Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen ‘Türk Gençliği Büyük Kurultayı’na katılan Bahçeli, tüm gözlerin ülkücü gençler üzerinde olduğunu hatırlatarak dikkatli ve soğukkanlı olmaları gerektiğini belirtti. Programa MHP lideri Bahçeli’nin yanı sıra Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve partililer katıldı.

Türk gençliğinin milli bekanın ve beraberliğinin can damarı olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Sizler Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünün kutup başlarısınız. Henüz yazılmamış destanların parlak müelliflerisiniz. Hayalleri gerçeğe dönüştürecek potansiyel güçsünüz. Ülkülerimizin şafağında doğacak aydınlık vicdanı maşeri vicdanla buluşturacak, zalim hesapları buruşturup atacak, hain emelleri budaya budaya kökünü kazıyacak ümitsiniz, özlemsiniz, beklenen serdengeçtilersiniz. Tarihin derinliklerinde altın çağlarımız vardır, önemli olan bu çağları gelecekte de inşa ve ihya etmektir. Sert çizgili bölünmelerin önünü kesecek, birliğimize ve kardeşliğimize ölüm fermanı yazan alçakları önüne kattığı gibi kovalayacak, bu şer cephesinin uykularını kaçıracak kim var diye sorulduğunda; arkasına önüne, sağına soluna bakmadan biz varız diyen Türk gençliği bekamızın ve milli beraberliğimizin can damarıdır. O damar ki, milli kudret ve kuvvetin meskenidir. Aziz Atatürk’ün ifade ettiği üzere, ‘muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur’, nitekim hiç kimse fıtrat değişir zannetmesin, bu kan yine o kandır” diye konuştu.

Ailesine, atasına, ülküsüne, kızılelmaya, ve ecdadının manevi emanetlerine sahip çıkar gençlikle ümit çeşmesinin sonsuza kadar akacağını vurgulayan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“Aziz milletimizin, mazlum toplumların, mağdur milyonların ezeli fecri yakında doğacaksa bunun mimarı milletim, vatanım, bayrağım, mukaddesatım, mukadderatım diyen Türk gençliğinden başkası değildir. Nasıl bir gençlik? Tarihine, kültürüne, medeniyetine, öz değerlerine, inançlarına ve ruh yapısına sımsıkı bağlı erdemli, enerjik ve sorumluluk sahibi bir gençlik. Şahsiyetli olmayı insan olmanın ön şartı gören, peşin hükümlerin tuzağından, önyargıların prangalarından kurtulmuş, vicdan ve irade bağımsızlığına hiçbir zaman ipotek koydurmamı, muhayyilesine kelepçe vurdurmayan, muvaffakiyette sınır tanımayan, mücadeleye geriden bakmayan, yaşadığı zamandan taşan, biteviye taşma iradesi taşıyan, haraba kul olmayan, hüsrana uğramayan, nefsine teslim olmayan, nesilleri ihmal etmeyen, hürriyete sırtını dönmeyen, muhannete muhtaçlık çekmeyen, atasını, anasını, babasını sayan; küçüklerini seven, çevresiyle barışık, çehresiyle ışık saçan, sözü bir özü bir adam gibi adam, Kızılelmaya, Turan ülküsüne, yükseldikçe yükselme kararlılığıyla İ’la-yi Kelimtullah’a, Hakk’a, halka, hakikate, hidayete koşar adım giden, ecdadının emanetlerini omuzlayarak fikriyle ve ülküleriyle ahlak, akıl ve adaletin sinesinden milli ve manevi değerlerle bezenmiş, bu suretle beş bin yıllık Türk tarihinden doğup gelen, demokratik ve yasal vasıtalardan süzülüp milletinin imkan ve kaynaklarını kullanarak büyük hedeflere odaklanan bir gençlik, bu gençlikle aşılmaz engeller aşılır. Bu gençlikle zulmetin perdeleri yırtılıp atılır. Bu gençlikle zaferlerimizin ümit çeşmesi sonsuza kadar akar durur.”

“Davamız bir gönül hareketidir”

Ülkücü ve milliyetçi gençliğin Hz. Muhammed’in ahlakı ile yoğurulduğunu belirten Bahçeli, “Dava insanı her türlü yokluğu ve zorluğu göze alarak yola çıkan, mücadelesine tarihsel boyut, kültür ve medeniyet boylamı katan, aynı şekilde sistem ve metodolojik derinlik kazandıran kişidir. Dava insanı olmak, kalabalıklar arasında kaybolmak değil, gerekirse yalnızlığı göze alabilmektir. Bu bir kaçış veya kopuş hali değildir. Herkesin gittiği yol doğru yol olmayabilir. Kendine güvenen, fikrine güvenen, ruh kökünden gücünü alan bir dava insanı, yeri gelirse, inandığı yolda tek başına kalabilmeyi, yine de ülkülerinden taviz vermemeyi bir hayat gerçeği olarak kabul etmelidir. Efendimizin şu buyruğu iman ve dava insanı için nimet gibi görülmesi gereken bir davranış ve deyiş kalıbıdır; ‘Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine de bu davadan vazgeçmem, ya Allah bu dini hakim kılar ya da ben bu yolda yok olur giderim’. Muhammedi ahlak işte budur. Milliyetçi-Ülkücü gençlik bu ahlakla yoğrulmuştur. Bu gençlik ki, Kerbela’da Yezid ile kazanmaktansa, Hz.Hüseyin ile şehit olmaya talip bir gençliktir. Firavunla bir olmaktansa, sonunu düşünmeden Hz.Musa’yla Kızıldeniz’e açılacak bir gençliktir. Kürşat’ın kırk çerisiyle Çin Sarayı’na baskın yapan yiğitlerin ahfadı bugün burada, adeta kıyamdadır. Davamız bir gönül hareketi, bir sevda hafızası, bir ecdad hatırasıdır. Bu davanın burcu olan Milliyetçi-Ülkücü gençlik ise, düşmeyecek kaledir, teslim olmayacak ahlak cephesidir. Tıpkı Ergenekon’dan çıkar gibi, tıpkı demir dağları eritir gibi, tıpkı aya doğru başını kaldıran bir Bozkurt gibi, tıpkı 400 çadırlık Türkmen obasından bir cihan imparatorluğunu çıkaran devasa kahramanlık gibi, Türk gençliği de yürüyecek, yürüdükçe zalimleri şaşkına çevirecektir. Teröristler saklanacak ve sinecek yer arayacaktır. Türk ve İslam düşmanlarını korku dağları saracaktır” dedi.

Ülkücü gençlerin daha dikkatli ve daha sağduyulu olmaları gerektiğini hatırlatan Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dikkat ediniz, tüm gözler üzerinizdedir. Tüm dikkatler size çevrilmiştir. Temkinli olmalısınız, tedbirli olmalısınız, sağduyulu ve soğukkanlı harekete mecbursunuz. Pusuya yatmışlar sizleri kolluyorlar. Pencere aralığından size bakıyorlar. Uyuyor musunuz, uyanık mısınız? Bunu analiz ediyorlar. Rehavette misiniz, tetikte misiniz? Bunu araştırıyorlar. Aciz misiniz, çevik misiniz? Bunu sorguluyorlar. Sefahatte misiniz, seferde misiniz? Buna bakıyorlar. Uçarı mısınız, ufuk sahibi misiniz? Bunu gözlüyorlar. Dağınık mısınız, hazır mısınız? Bunu merak ediyorlar. Cevap sizdedir, söz sizdedir, karar sizindir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket her zaman hedefe konulmuştur. Biliyorlar ki, bu cepheyi çiğnemeden vatanı teslim alamazlar. Biliyorlar ki, bu davayı geçmeden Türkiye’yi geçemezler. Çanakkale’de durduklarımız tekrar silaha sarılmıştır. Milli Mücadele’de denize süpürdüklerimiz bir kez daha kıyılarımıza çıkmanın arayış ve amacındadır. Son Ülkücü düştüğü yerde kanını toprakla karıştırmadıkça, son neferimiz son nefesinde bile tamam demedikçe, son namlu süküt etmedikçe yastığımız mezar taşı, yorganımız toprak, bu can bu bedene dar olsun ki, Türkiye’nin diz çöktüğünü hiç kimse göremeyecektir. Boyun veririz, ama boyun eğmeyiz. Hani bir söz vardır ya, bizim rahat edemediğimiz yerde hiç kimse istirahat edemez. Varsayalım çakal sürüsü kurdu tuzağa düşürdü, fakat kurt tuzaktan nasıl kurtulacağını değil, bedelini nasıl ödeteceğini, bu tuzağın hesabını nasıl soracağını düşünür. Kışı geçiririz geçirmesine, ama yediğimiz ayazı asla unutmayız, unutturmayız. Milliyetçi-Ülkücü gençliğe iftira atanlar bilsinler ki, iftirayla olmadık, iftirayla da ölmeyiz. Türk gençliğini çıkarları uğruna istismar yarışına girip ihanet şartlarını bir senaryo kapsamında yaygınlaştırmak için körpe dimağları kullanmaya heves edenler günahın ve zilletin pençesindedir. Düşüncesi ne olursa olsun, siyasi ve ideolojik tercihi nasıl tezahür ederse etsin, kökeni ve doğduğu yer nereyi gösterirse göstersin, bu millet benim, bu vatan benim, bu bayrak benim diyen her kardeşimi kucaklıyor, pir-ü pak alınlarından öpüyorum. Analarını, babalarını hürmetle de selamlıyorum. Onların derdi okullarını bitirmek, bir meslek ve iş sahibi olmak, bir yuva kurmaktır.”

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan eylemlere ve öğrencilerin yurt bulamama söylemleri üzerine yaşanılan olaylara işaret eden Bahçeli, bu olayları yapanların provokatör olduğunun altını çizdi.

“Üniversitede polise taş atanlar Türk gençliği değildir”

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023 yılında yeni bir tarih yazılacağını söyledi ve “Ülkücü Türk gençliği olarak; Bilgi ve teknoloji üretim ve kullanımının siyasi ve sosyal hayatta da giderek belirleyici olduğu bir çağda gerekli donanıma sahip olacağız. İlimde, kültürde, sanatta kısaca hayatın her alanında nitelikli, donanımlı, şuurlu, inançlı, imanlı Türk Gençliğinin inşası için bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz” diye konuştu.

Hangi tür bir araba kullanıyorsunuz?

— Haberler.com (@Haberler) October 3, 2021

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın